Site Tasarım: Savaş Çekiç Uygulama: İkipixel

Bu sitede bulunan resimler ve dökümanlar M. Sinan Genim'e aittir ve izinsiz kullanılamazlar. Ancak gerekli izin alındıktan sonra ve kaynak gösterilmek kaydıyla kullanılabilir.

Projeler / Yapılar

Mimari Dr. M. Sinan Genim │ Belma Barış Kurtel
Yardımcılar Özgen Esen - Hülya Çavuşoğlu - Begüm Humaçoğlu - Damla Katuk - İrem Burkucu
İşveren Sinan Genim'in Çengelköy'e armağanıdır
Statik Attila Çaydamlı
Mekanik Hakan Cengiz
Elektrik Korkut Daşdemir
İşlev İmam Evi
Proje Yılı 2015-....
Yapım Yılı
Arsa Alanı
İnşaat Alanı

Çengelköy'de Abdullah [Hamdullah] Paşa Vakfı Meşruta Ev Rölöve, Restitüsyon ve Restorasyon Projesi

 

Bu proje Dr. M. Sinan Genim'in Çengelköy'e armağanıdır...

 

Boğaziçi’nin Anadolu yakasında Beylerbeyi ile Vaniköy arasında yer alan geniş bir koyun çevresinde gelişen Çengelköy iskânı, Bekarderesi’nin oluşturduğu vadi içlerine doğru ilerlemektedir. Günümüzde, Üsküdar ilçesine bağlı bir muhtarlık olan yerleşmenin, zaman zaman yapılan temel kazıları sırasında erken tarihlerden itibaren iskân edildiği anlaşılmaktadır.

 

Roma döneminde Sophianai Limanı adıyla bilinen bu yerleşme içinde, Bekarderesi’nin denize ulaştığı noktada İmparator II. İustinos döneminde bir saray yaptırıldığı ileri sürülmektedir. Bu sarayın çevresinde Ayios Mihael ve Teotokos (Meryem Ana) adlarına ithaf edilmiş iki de kilise bulunmaktadır.

 

Muhtemelen Geç Roma döneminde saraya ait bir bahçenin oluşturulduğu alanda Kanûnî Sultan Süleyman döneminde Cihannüma veya Kule Kasrı yapıldığı bilinmektedir. Evliya Çelebi Çengelköy’de muhteşem bir saray ve hasbahçenin yanı sıra bir mescit, bostancı odaları ve padişahın savaşta ve avda kullandığı köpeklerin yetiştirilip, eğitildiği seksonhane adıyla anılan bir bostancı kışlası olduğundan söz eder. XVII. yüzyılda köy halkının büyük çoğunluğu Rumlar’dan oluşmaktadır, az miktarda da Musevi vardır. Müslümanların Çengelköy’e yerleşmesi XVIII. yüzyıldan itibaren hızlanır ve Sultan I. Mahmud döneminde H. 1168/1754 tarihinde Kerime Hatun Mescidi, hemen hemen aynı tarihlerde El-hac Ömer Efendi tarafından günümüzde yanlış olarak Fatih dönemine atfedilen Ömer Efendi Mescidi inşa edilir.

 

Muhtemelen bir dönem bostancı olarak görev yaptığı Kule Bahçesi’ne olan anılarından ötürü Çengelköy’e yerleşen ve burada bir yalı yaptıran dönemin Bostancıbaşısı Abdullah Hamdullah Paşa, kendi yalısının yakınına muhtemelen Kaptanıderya olduğu dönemde günümüzde, Çengelköy Mescidi, Çınarlı Camii, Çınaraltı Camii, İskele Camii isimleriyle de bilinen Abdullah Hamdullah Paşa Mescidi’ni yaptırır. Duvarları kâgir, çatısı ve minaresi ahşap olan bu mescit zaman içinde yapılan onarımlar nedeniyle büyük ölçüde kimlik kaybına uğramıştır.

 

Hüseyin Ayvansarâyî, Hadikatü’l Cevâmi adlı eserinde Çengel Karyesi Mescidi adıyla bahis ettiği Ömer Efendi Mescidi’nin 1818-1819 senesinde Kaptanıderya Abdullah Hamdullah Paşa tarafından tamir ettirildiğini, bu mescidin vakfına ait anılan bölgede bazı evler bulunduğundan söz eder. Bir dönem Abdullah Hamdullah Paşa Mescidi imamı tarafından lojman olarak kullanılan, günümüzde ise bakımsızlık nedeni ile büyük oranda tahrip olmuş, can ve mal emniyetini tehdit eder hale gelmiş olan iki katlı yapı muhtemelen sözü edilen vakıf mallarından biri olup, Tapu Senedi’nde Abdullah Paşa Vakfı’na ait Bahçeli Ahşap Meşruta Ev olarak kayıtlıdır.

 

Kuleli Caddesi’nden de girişi olan, iki katlı kısmen kâgir yapının esas girişi bu caddeye paralel olarak uzanan Çengeloğlu Sokağı’ndandır. Kapı numarası 18 olan binanın cephesi 4.08 metre genişliğinde, uzunluğu ise ortalama 15.50 metredir. Yapının yer aldığı parselin cepheleri 3.90 / 4.63 metre derinliği ise ortalama 21.50 metre, tamamı 96.00 m2 olup Çengelköy’ün bu bölgesindeki diğer parsellere nazaran oldukça büyük bir parselde yer almaktadır.

Dış duvarları kâgir olan iki katlı yapının gerek zemin gerekse üst katı zaman içinde çeşitli kereler tadilat geçirmiş olup, net bir planlama özelliği göstermemektedir. Çengeloğlu Sokağı’ndan tek kanatlı bir demir kapı ile girilen yapının küçük bir holü ile onun solundan girilen, tadilat geçirmiş ve büyütülmüş bir pencere ile ışık alan bir oda bulunmaktadır. Üst kata çıkan merdivenlerin yanından ise küçük bir depoya geçilmektedir. Soldaki odadan ayrı bir kapı ile küçük bir hole geçilmekte, bu holün sağında mutfak olarak kullanılan bir hacim, solunda ise bir depo yer almaktadır.
Şimdilerde salon olarak kullanılan ve Kuleli Caddesi’nde bulunan küçük bir bahçeden ışık alan 21.15 m2’lik bu odanın sağ duvarında iki tuvalet hacmi ile bir depo bulunmaktadır. Bahçede ise daha sonraki tarihlerde yapılmış bir kömürlük vardır.

 

Girişten on dört basamak ile çıkılan üst katın ortasında bir hol, Çengeloğlu Sokağı cephesinde ise çıkmadan ışık alan 15.12 m2 büyüklüğünde bir oda ve küçük bir mutfak nişi bulunmaktadır. Holden girilen ve iki ayrı hacimden oluşan (104 ve 105) odaların sağında tuvalet ve depo olarak kullanılan iki hacim yer almaktadır. Yapının Kuleli Caddesi cephesinde yapı boyunca uzanan 2.00 metre derinliğinde bir balkon vardır.

 

Mevcut yapının giriş kapısı demir, pencere doğramalarının bazıları ahşap, bazıları ise plastik esaslıdır. Giriş kapısı hariç kapıların tümü ahşap+kontrplak olup herhangi bir özellikleri yoktur. Zaman içinde yapılan tadilatlar sırasında ıslak hacimlerin bazı duvarları karo seramik kaplanmış, yer yer betonarme takviyeler ile yapının bazı bölümlerinin çökmesi önlenmeye çalışılmıştır. Yapı hâlen boş olup, can ve mal emniyeti açısından yaşama elverişli değildir.

Resim Galerisi